Kanser olduğumu öğrendiğim ilk andan sonra toparladım hemen kendimi. Çünkü son aşamaya gelmiştik.bütün tahlil ve tetkikler bitmişti. Şimdi doktorun ağzının içine bakma zamanıydı. O iki dudak arsından çıkacak kelimeleri duyacağım için kalp atışlarım hızlanmıştı. Beni doktor odasına almadılar.Ben de içeriye girmek istiyorum çırpınışları nafile ! Ailem görüştü ve çıktılar odadan. - Ne oldu,ne oldu ? - Doktor ne dedi ? - Şimdi ne yapacağız ? Cevap geldi hemen -Başka bir doktora gideceğiz... Doktor bu konuda en doğru olan isimi önermişti bize.Prof.Dr.Serdar ÖZBARLAS. Bu son ve en doğru adresti ! Hemen o doktorun olduğu hastaneye doğru yola koyulduk. Bu arada duyduğumuz bu isimi telefon vasitasıyla araştırdık,soruşturduk. Evet adres gerçekten doğruydu !
15 yaşında olabilirdim ama gayet akıllı ve bilinçli bir çocuktum. Arabada anneme ısrarla doktorun başka birşey söyleyip söylemediğini sordum. İyi ki de sormuşum.'' - Erdinç sol bacağının femur kemiğinde tümör oluşmuş ve bunun vücudundan alınması lazım.Bu tümörün adı osteosarkom'muş. Doktor bizi bu konuda başarılı bir doktora yönlendirdi.Ben en kötü ihtimalle ne olur diye sordum ve ''En kötü ihtimalle bacağı kesilir ama bu en kötüsü'' cevabını aldım.Bunun olmaması için elimizden geleni yapacağız.Bu gideceğimiz doktor bunu engelleyecek'' dedi. Allahhhh ben başladım ağlamaya. Neden mi ? Eee..çünkü 3.5 atıyorum! canım yanacak,iğne yapılacak hatta ve hatta ameliyat olacağım! Tabi ki aklımda doktorun söylediği o en kötü ihtimal de var...Hastaneye ulaştık, hemen doktoru soruşturduk yerini bulduk.Olamaz ! Bir de ne duyalım ? Serdar Bey Amerika da ve 2 ay sonra gelecekti...Beklemekten başka yapacak bir şey yoktu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder