2 ay doktor beklenecekti. Sonuçta osteosarkom hastalığında her doktorun işaret ettiği kişi Prof.Dr.Serdar ÖZBARLAS'dı. Ahhh ahhh ne 2 ay dı ama! Korkuların,endişelerin,senaryo yazmaların ön planda olduğu bir 2 ay! Okulların kapanmasına az kalmıştı. Tabi ben aklımdan yazdığım tüm senaryoları arkadaşlarıma anlatıyorum. ''Ya şöyle olursa? Ya böyle olursa? Yoksa düştüm diye mi oldu ? '' Neyse bu 2 ay tahmin ettiğiniz gibi baya gergin geçti, evde de dışarıda da...
Serdar Bey Amerika'dan dönmüştü,artık tanışma zamanıydı. Acaba nasıl biriydi ? Ben hep merak ederim insanların fiziksel ve ruhsal özelliklerini. O an hastalığımı,gerginliğimi unuttum. Karşımda son derece klas duran bir doktor :) Gayet kibar,ilgili,sevecen,bakımlı bir adam. ''Evet evet bende büyüyünce böyle olmalıyım'' diye geçirdim içimden :) Serdar Bey, Elimizde ki rontgen filmlerini,tahlil sonuçlarını inceledikten sonra '' - Anjiyo yapmalıyız '' dedi. Haydaaaa...bu da neydi şimdi ? Bildiğim kadarı ile anjiyo kalp hastalarına yapılan bir işlemdi.'' - Doktor Bey,neden anjiyo ? - Tümörün yakınında bir damar var. Bu damarın tümöre olan mesafesini bilmem gerekiyor.Bahsettiğim bu damardan renkli ilaç verilecek ve rontgen filmi çekilecek.Bu sayede damarın tümöre olan mesafesini görebileceğiz. '' o kadar doktora gitmiştim kimse bunu istememişti. '' - Peki nasıl yapılacak bu işlem ? - Kol altından bacağa giden bu damara girilecek ve ilaç oradan verilecek. '' Tahmin ettiğiniz gibi başımdan aşağı kaynar su dökülür.Korku salar yine 3.5 atarım.Canım acıyacakkkk ! Ama şu çok enteresandır ki Serdar Bey bacağın kesilmesi ile ilgili tek kelime etmez! Böyle bir ihtimal var bile demez ! Anjiyo olunacak merkezden gün alınır herşey ayarlanır ve o gün gelir! İşlemin yapılacağı odaya çağırılırım.Buz gibi bir yer ve ürkütücü. '' - Üzerinizde ki herşeyi çıkartın ve bu yeşil kıyafeti giyin ve şu masaya uzanın '' İçimde ki ses '' S.çtın Erdinç El-fatiha '' diyordu :) Çalışanlar çok ilgiliydi.Yaşım küçük olunca ekstra özen ve ilgi gösteriyorlardı. Korktuğumu ve yapacakları işin ne kadar ciddi olduğunu biliyorlardı. Ama ben çekeceğim acıyı bilmiyordum ! '' - Erdinç başını sağa çevir ve sol kolunu başının altına koy,iyice ger ama ve kıpırdama.Merak etme uyuşturacağız kolunu ve acı hissetmeyeceksin '' Ben ağlamaktan hiç dinlemiyordum bile söylenilenleri. Kol altından atar damara girdiler. Ama tabi bu o kadar kolay olmadı.İşlem tam bir saat sürdü. Bunu uzun uzun anlatıp sıkmak istemiyorum. Şunu söyleyim ki o 1 saat baya bir ömrümden çalmıştı.İşlem bitti,kolum sıkıca sarıldı. Bir kaç gün kıpırdamayacaktım. Atar damara girildiği için kanama olabilirdi ve durdurulması zor olabilirdi. Tabi ki ben korkudan put kesildim,günlerce!
Sonunda sonuç alındı ve Serdar Bey'in yanına gidildi. Evet çok zor 1 saat geçirmişti ama bu işlemden çıkacak olan sonuç çok ama çok kıymetliydi.Tabi ben bunu doktorum dan bir zaman sonra öğrendim...Bacağımın kurtulması bu sonuca bağlıydı !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder